| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 |
|
Esin Candan
Yola çıktık. Karaburun’a. Yolculukta kullandığımız araba Sovyet döneminden kalma, hem de rengi kırmızıya boyatılmış… Yolu iyi bilmediğimizden temkinli gidiyoruz. Zaten şöförümüzün en büyük hobisi de araba kullanırken gökyüzündeki bulutları seyretmek. Siz düşünün halimizi!
Karaburun yolundayız, sağ tarafımızda masmavi deniz…Yazımı betimlemelere bulamak istesem; denizlerin arkasında dağlar ufka yükseliyor gibi, çiçekler, kelebekler yeni bir dünya kuruyorlar derdim, ama böyle bir şey değil bizim manzaramız. Sağ tarafta alabildiğine mavi bir deniz korkutabilir sizi, sol tarafta ağaçsız dağlar, ilk baktığında çıplak gelir ve çıplaklıklarımızdan ne zaman korkmadık ki… Mordağan’dan Karaburun yolundaki dağları, sarp taşları görünce önce irkiliceksiniz, sonra çekingen gözlerle etrafı seyredeceksiniz… Sonra mı? Sonrasında bilemem ki sizler ne hissedersiniz ama biz tutulduk kaldık. Yolda şenlikli şöförümüz ve değişmeyen, manzaralı görüş alanımız büyüleyici.
Geldik. Keyifli yolculuğumuzdan bize kalan gülümsemeyle Belediye Başkanı, Kaymakamımız ve kurumlarla yapacağımız görüşmelere başladık. İlk gelişimizden bu yana beş yıl olmuş. Bu yıl kongrenin dördüncü yılı. Geçen sene bir de derneğimiz oldu; Karaburun Gündelik Yaşam Kültür ve Bilim Derneği…Önümüzdeki dönemde bir çok farklı alanda kurslarımız çalışmalarımız ve okullarımız olacak.
Bizler, kongrenin emekçileri, yaşlarımız boylarımız akıllarımız birbirine yakın. Benzer çocukluk ve gençlik deneyimlerimiz var. Benzer oyunları oynamışız, benzer sıkılganlıklarımız, utangaçlıklarımız var; haa doğru ya! Özal’lı yılların çocuklarıydık biz. Kopuşta doğmuşuz, zamklarımız iyi yapıştırmıyor bedenlerimizi ve akıllarımızı…Bakın daha Evren Beyin çocukluğumuzdaki önemini hiç anlatmaya başlamadık bile...Yani bu yılki kongrenin onur konukları olan iki büyüğümüze(!) saygıyla… “Seksenden Sonra…” demek istiyoruz sizlerle. Bizler seksenden sonra çocuktuk; şimdi büyüdük, olduk mu olmadık mı onu bilemem ama seksenli yıllara has ekonomik çıkmazyollara militarizmin tanklarıyla girilmesini hep beraber konuşmazsak, yolumuzu çıkarsokak yapamayacağımıza biz bu yaşımızda inandık.
http://www.karaburun.tk/yazi/karaburun-bilim-kongresi-2009-programi
Sizlere gelince, hâlâ Karaburun’un acemi ve utangaç çekiciliğine kapılmadıysanız, bizimle birlikte Türkiye’de Seksenden sonrasını tartışmayacaksanız, bilimin toplum için yapılması gerektiğini söyleyemeyecekseniz, “güzel günler göreceğiz çocuklar” diye haykıramayacaksınız, yarınlara yiyemeyeceğimiz zeytin ağaçlarını dikelim diyemeyecekseniz… Gelmeyin!