| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 |
Mehmet Eroğlu
|
Söyleşi: Mustafa Kuleli
Karaburunlu yazar Mehmet Eroğlu ile yaptığımız söyleşiyle açıyoruz web sitemizi. Kısıtlı zaman ve farklı şehirlerde bulunmamız nedeniyle yüzyüze görüşemesek de, Mehmet Eroğlu e-posta üzerinden yolladığımız sorulara, içtenlikle yanıt verdi. Merak etmeyin, yazarımızdan gerçek bir söyleşi için de söz aldık. O da önümüzdeki aylara artık…
Romanlarınızda Karaburun’dan izler var. Ayrıca yaz aylarında Karaburun'da yazıyorsunuz. Karaburun'un sizin için anlamı, önemi ne? Sizin için Karaburun nasıl bir yer?
Karaburun’da doğmadım ama Karaburun’a gömüleceğim. En azında böyle umuyorum. Yani köklerimin bulunduğu ve sonunda yeniden kök salacağım topraklara geri döneceğim. Hayatımda kendimi hiçbir yerde, Karaburun’da olduğu kadar oraya ait hissetmedim. Her yıl Karaburun’a gelirken Balıklıova’ya yaklaştığımızda Yarımadanın o özel kokusunu duyarım. Toz, maki ve sıcağın oluşturduğu, ağustos böceklerinin eşlik ettiği o kokuyu… Karaburun benim için çocukluğum ve ilk gençlik demektir. İnsan da hayatının en çok bu evrelerini özlermiş. Ayrıca Karaburun neredeyse bütün romanlarımı bitirdiğim yerdir. Bana iç dinginliği ve ilham veriyor. Yürek Sürgünü, Zamanın Manzarası ve Düş Kırgınları’nda Karaburun var.
Karaburun yenilmişlerin sığındığı bir son liman mı? Ya da böyle olmaya müsait bir yer mi?
Hayır, böyle diyemeyiz. Ama bir yarımada olmasının da kaçış yollarını kestiği gözden uzak tutulmamalı. Karaburun’un üç yanının da denizle çevrilmiş olması mikro klimasını etkilemesinin yanı sıra insan psikolojisini de biçimlendiriyor olmalı. Beni Karaburun’la ilgili olarak şaşırtan bir diğer özellik de gerek insanının gerekse toprağının belleğinin silinmiş olması. Bu, belki de o topraklar üzerinde yaşayan insanların son altı yüzyıldır en az iki kez büyük sarsıntı geçirmesinden kaynaklanıyor: Bedrettin döneminde kıyım, kurtuluş savaşının sonunda ise nüfus yapısının değişmesi. Karaburun’un Şeyh Bedrettin’in müritlerinin katledilmesinden sonra bir süre insansız kalması da bu belleksizliğin nedenlerinden olabilir. Karaburun genellikle ikinci bir yurt olmuş.
Çocukluğunuzun Karaburun'u ile bugünün Karaburun'unu kıyaslarsanız olumlu ve olumsuz ne gibi sonuçlar çıkar?
Hangi yetişkine –ya da yaşlıya- sorsanız size en iyi zamanın çocukluğu olduğunu söyleyecektir. Ben de Karaburun konusunda aynı şeyleri tekrarlayacağım. Önce şikâyetler: Artık Karaburun’un yazları çok kalabalık ve gürültülü; özellikle de geceleri. Yeşil doku (Saipaltı, Kepez, Bodrum, Burunucu, Burgazardı, İskele, Kuyucak) neredeyse yok oldu. Şimdiki çocuklar ne domuz gördüler, ne de çakal sesi duydular. Tavuk ve yumurta çalan tilkilere rastlamayacaklar. Ben yıllardır harami vururken görmedim. Artık köpük balığı avlayan yok. Oysa Delikliburun ve şimdi Astoria Oteli’nin oturduğu kayalıklar bu iş için çok uygundu. Galiba Gazep’ten atlayan, Tokurdak’ın altından geçen kimse de kalmadı. Eskiden her gün bir fırın yakılır ve o fırına tepsi verilirdi. Artık hiçbir evde fırın kalmadı. Kimse artık kazaya yürüyerek çıkmıyor. Saat başı anıran karakaçanlar kayboldu… Tabi gelişmenin olumlu tarafları da var. Biz eskiden her sabah ve akşamüstü çeşmeden su çekerdik. Şimdi buna gerek yok. Lüks yakma derdi de ortadan kalktı. Gündelik hayata ilişkin küçük kolaylıkları inkâr etmek nankörlük olur.
Yarımada'da küçük keşif ve gezintilere çıktığınızı biliyoruz. En beğendiğiniz yerler neresi? Kendinizi farklı hissettiğiniz özel bir yer var mı?
İnsanların ulaşamadıkları yerler en güzel, en beğendiğim yerler. Saipaltı ile Domuzburnu arası. Tabii bir de Bodrum Koyunun sualtı. Oradaki her samanlığı, topuğu, taşı, kumluğu bilirim. Son yıllarda buna eski lastikler de katıldı… Yarımadanın Ege’ye bakan yüzü, özellikle de güneyi tam bir işgal altında. Aslında Yarımadanın keşfedilmeyen tarafı, dağları ve iki yanı arasında kalan yüksek platosu.
Mehmet Eroğlu, 2 Ağustos 1948 tarihinde İzmir'de doğdu. 1960 yılında İzmir Maarif Koleji (şimdiki adı Bornova Anadolu Lisesi) sınavını kazanan Eroğlu, 7 yıl süren yatılı öğrencilik döneminin ardından 1967 yılında bu liseden mezun oldu. Aynı yıl ODTÜ Müh. Fak. İnşaat Mühendisliği Bölümüne giren Eroğlu, 1971’de de bu bölümü bitirdi.
Mehmet Eroğlu'nun edebiyat dünyasıyla buluşması, yazmaya başlamasından on, -ödül kazanmasından ise beş yıl- sonra, ancak 12 Eylül darbesinin etkilerinin hafiflemesiyle mümkün oldu ve romanları 1984 yılından itibaren art arda yayınlanmaya başladı. 1984 yılında Issızlığın Ortasında ve Geç kalmış Ölü; 1986'da Yarım Kalan Yürüyüş; 1989'da Adını Unutan Adam yayınlandı.
Bu dört romanıyla Türk Edebiyatında kendine özgü, değişik ve sağlam bir yer edinen Mehmet Eroğlu, birbirini bütünler nitelikteki ilk iki romanıyla Milliyet Roman Ödülü'nün ardından ülkemizin en değerli edebiyat ödüllerinden birisi olan Orhan Kemal Roman Armağanı ile Madaralı Roman Ödülleri'ni kazandı.
1989 yılında, on beş yıl boyunca çalıştığı kamu kesiminden siyasi baskılar sonucunda istifa etmek zorunda kalan Eroğlu, bu tarihten itibaren bir yandan mühendislik kariyerini sürdürürken, bir yandan da yazmaya devam etti ve 1994'de Yürek Sürgünü adlı beşinci romanını tamamladı. Daha sonraki beş yıl boyunca yazmanın yanı sıra, daha çok müzik ve senaryo yazımına ağırlık verdiğinden, altıncı romanı Yüz:1981, Mehmet Eroğlu'nun, sadece yazmak ve bir sivil toplum örgütünde gönüllü çalışmak amacıyla mühendislik yaşamını noktalamasının ardından, 2000 yılında yayımlanabildi.
Mehmet Eroğlu'nun sinema çalışmaları TRT de yayınlanan Sızı (1994, 4 Bölüm), Issızlığın Ortası (1998, 4 Bölüm) ve Tutku Çemberi (2000, 13 Bölüm) adlı televizyon dizilerinin yanı sıra, 80. Adım ve Solgun Bir Sarı Gül gibi, sinema filmi senaryolarını da içermektedir.
Zamanın Manzarası adlı yedinci romanı 2002 Ekiminde, sekizinci romanı Kusma Kulübü Şubat 2004'de, Düş Kırgınları adlı dokuzuncu romanı 2005 Eylülünde, Belleğin Kış Uykusu adlı son romanı ise Aralık 2006’da yayınlanan yazar, halen Ankara'da yaşamakta.
Yazar hakkında ayrıntılı bilgiye www.mehmeteroglu.info adresinden ulaşılabilir.