Şubat 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
26272829
Son Fotoğraflar
Ödül alanlar ve konuklar birarada
Gera Kültür Derneği korosu
Toplu fotoğraf
Ana Sayfa > Etkinlik > Ütopya yok edilebilir mi hiç?
Ütopya yok edilebilir mi hiç?
Fotoğraf: Savaş Emek

(Bu yazı Temmuz 2007'de yazıldı)

Ender Helvacıoğlu
*

Ütopyalar Toplantısı 14 yıldır yapılıyor. Datça’nın güzelim doğasında başlayan toplantı, son 5-6 yıldır bir o kadar güzel olan Karaburun’da devam ediyor. Böyle özel konudaki bir toplantının 14 yıldır devam ediyor oluşu, yani gelenekselleşmesi başlı başına önemli bir olgu. Demek ki her türlü olumsuz koşula karşın, ütopyacılık, geleceğe uzanım ihtiyacı bastırılamıyor. Daha güzel bir toplum özlemi, insanlığın gelişiminin motorlarından biridir ve yok edilemez. İşte Ütopyalar Toplantısı, bu büyük insanlık akışının ülkemizdeki -küçük de olsa- yansımalarından biri.

Ütopyalar Toplantısı, varolan düzene karşı eleştirel yaklaşan, daha özgür ve eşit bir toplum hedefini benimseyen, ama bu hedefe ulaşmak için farklı yollar öneren çeşitli kesimlerin ortak bir tartışma platformu olarak doğdu. Sosyalistlerden ekolojistlere, anarşistlerden feministlere, bunların çeşitli alt gruplarına kadar birçok akım bu toplantılara katıldı, katkı yaptı. Bu insanlar sadece verimli tartışmalar yapmakla kalmadılar, gerçekten etkili bazı araçlar da yarattılar. Örneğin Bilim ve Ütopya Dergisi, Bilim ve Gelecek Dergisi, Ağaçkakan Dergisi…  Ütopyalar Toplantısı da artık başlı başına bir kurum.

Bu toplantılar imece yöntemiyle kotarılır. Sponsoru yoktur. Herkes elini cebine atar, küçük küçük katkılar bir araya gelir ve masraflar karşılanır. Hâkim sistem tarafından küçümsenen, unutturulmaya çalışılan kolektif emeğin, karşılıksız emeğin, paylaşmak, dayanışmak gibi değerlerin bir kalesidir Ütopyalar Toplantısı. Katılımcılar bir anlamda küçük bir ada yaratırlar her yıl ve sınırlı bir zaman kesitinde de olsa kendi ütopyalarını gerçekleştirirler. Ütopyalar Toplantısı’na da böyle bir yöntem yakışır zaten.

Ütopyalar Toplantısı her yıl yaz aylarında yapılır. Katılımcıların önerileri doğrultusunda bir çerçeve konu tespit edilir, kamuoyuna ilan edilir. Bugüne dek Kadın Ütopyaları, Boş Zaman Ütopyaları, Aydınlar ve Toplum, Sol Ütopyalar gibi konular ele alındı. Bu yıl Bilim ve Gelecek dergisinin çatısı altında 2-8 Temmuz’da Karaburun’da gerçekleştirilen 14. Ütopyalar Toplantısı’nın çerçeve konusu da “Doğu Ütopyaları”ydı. Yüzlerce yıl önce Börklüce ayaklanmasının yaşandığı isyan kokan topraklara bu konu çok yakıştı doğrusu…

“DOĞU ÜTOPYALARI”

Son Sümer Kraliçesi Muazzez İlmiye Çığ, Alâeddin Şenel, Bilge Umar, Muhsine Helimoğlu Yavuz, Turan İtil, Bilgin Saydam, Önay Sözer, Ömer Tuncer, Ahmet Uhri, Melih Baş, Cem Özatalay, Metin Kayaoğlu, Günnur Başar, Nurdan Arca, Levent Gedizlioğlu, Faruk Tuzcuoğlu gibi isimlerin sunuşlarıyla ve Ömer Özgeç’in gitarı eşliğinde son derece zengin içerikli bir toplantı gerçekleştirildi.

“Doğu Ütopyaları” özel bir konuydu. Tarihi kendi ideolojilerine göre kurgulayan Batı-merkezciler, Doğulu halklara isyanı da ütopyayı da yasaklarlar. Uygarlık yaratmak gibi, geleceğe uzanma yetisi de Batılıdır onlara göre. Doğulu toplumlar ise durağandır, halkının boynu eğiktir, sinmiştir, devlet her zaman başattır, sınıf mücadelesi yoktur vb… İşte “Doğu Ütopyaları”nı bu bakış açısının nasıl büyük bir çarpıtma olduğunu kanıtlamak için ele aldık. Tam tersine Doğu halklarının tarihi isyan kaynamaktadır ve ezilenlerin bu isyan geleneği, düşünsel ve edebi ürünlerini de yaratmıştır. Binlerce yıl önce Mezopotamya’da başlamak üzere, Hint’te, Çin’de, Fars ve Arap illerinde ve tabii Anadolu’muzda eşitlik ve özgürlük özlemiyle yanıp tutuşan kitleler hem isyan etmişlerdir hem de bu pratiğin düşünsel eserlerini vermişlerdir. Şaşılacak bir durum yok aslında. Nerede bir baskı, zulüm varsa, orada isyan da olacaktır. Kökleri çok daha derinlere inen Doğu tarihinde de, zulmün şahı olduğu gibi isyanın ve ütopyanın da şahı vardır. Hem de yıllar sürmüş, hem de hükümdarlara, sultanlara kök söktürmüş, hatta zaman zaman başarılı olmuş isyanlar…

İşte bu yıl Börklüce’nin, Bedreddin’in coğrafyasında bu isyanları, isyanların ürettiği düşünceleri, günümüze dek ulaşan mesajları konuştuk ve tartıştık.

Gelecek yıl yeni bir konu ve daha zengin bir içerikle yine Karaburun’da olacağız. Özlemlerimizi nasıl gerçekleştirebileceğimizi konuşacağız. Üreteceğiz, paylaşacağız…


* Bilim ve Gelecek Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
ender_helvacioglu@yahoo.com

 

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Onay Kodu

Ara
Karaburun.tk